Fenerbahçe ve Atatürk

FENERBAHÇELİLERİN ATATÜRK SEVDASI

FENERBAHÇELİLERİN ATATÜRK SEVDASI

Mustafa Kemal Atatürk’ün Fenerbahçe Spor Kulübü’nü ziyaretinin 101. ve Fenerbahçe’nin Kuruluşunun 112. yılı 2019’un Mayıs ayında keyifle kutlandı. 2020’de de yine aynı heyecanla kutlanacak. Çünkü sahada süren ezeli rekabet Atatürk’ün hangi takımlı olduğu konusunda da devam ediyor. Beşiktaşlılar Atatürk’ün en büyük Beşiktaşlı olduğunu, Galatasaraylılar ise “Asıl Atatürk’ün takımı Galatasaray’dır.” diyor. Hâl böyleyken kanıt arama ihtiyacı hisseden Fenerbahçe kanıtları buluyor ve sözler yerini derin bir sessizliğe bırakıyor.

Fenerbahçelilerin Atatürk sevdası ile ilgili düşünceleri kuşkusuz en saf, en yalansız olan sevgilerden. Atatürk’ün Fenerbahçeli oluşuyla da bu sevda bambaşka bir boyut alarak günümüzde “Fenerbahçelilerin Atatürk sevdası” konu başlıklarıyla gündem olmaya devam etmektedir.

Atatürk Fenerbahçeliydi, çünkü… 1934 yıllarında dönemin Fenerbahçe’ye gönül veren yöneticileri Atatürk büstünü stada koymak için Atatürk’e sorarlar. Fakat bunun üzerine ince fikirli Atamızın cevabı şu şekildeydi: “Şimdi bu büstü buraya koyarsak ‘Atatürk Fenerbahçeli’ derler ama ben hiçbir takımı tutmam, hepinizi çok severi.” Fakat sonrasında ısrarlara dayanamayan Atatürk, büstünün stada konulmasını kabul eder. Futbol takımlarına büyük destek vermesiyle akıllarda ayrı bir yere sahip olan Mustafa Kemal Atatürk, Fenerbahçe’ye olan zaafını bir türlü yenememiştir ve Fenerbahçeliler olarak En büyük Fenerbahçe’nin Mustafa Kemal Atatürk olduğu fikri ortak paydada buluşmuştur.
Atatürk Fenerbahçeli midir, ikna olamadık diyenler için bir anektot daha. 10 Ağustos 1928 günü, 3-3 berabere biten Gazi Kupası maçı sonrası üçü Galatasaraylı ve ikisi Fenerbahçeli olan beş kişinin önünde Atatürk’ün söylediği sözler şu şekilde: “Burada üçe üçüz… Çünkü ben de Fenerbahçeliyim!”

ataturk ve fenerbahce
atatürk ve fenerbahçe sevgisi

Fenerbahçe ve Atatürk

Ayrıca 5 Haziran 1932’de Fenerbahçe’nin Kuşdili’ndeki binası yanınca, ilk bağışın Büyük Önder’den geldiğini söylememize gerek yoktur sanırız. Mustafa Kemal Atatürk’ün Fenerbahçe Spor Kulübü’nü ziyareti sırasında, anı defterinden bir paragrafla Büyük Önder Fenerbahçe’nin Gözbebeği Ata’mızı saygıyla anıyoruz:

“Fenerbahçe Kulübü’nün her tarafa mazhar-i takdir olmuş bulunan asari mesaisini işitmis ve bu kulübü ziyaret ve erbab-ı himmeti tebrik etmeyi vazife edinmiştim. Bu vazifenin ifası ancak bugün müyesser olabilmiştir. Takdirat ve tebrikatımı buraya kayd ile mübahiyim.” Atatürk’ün spor alanında çalışmaları da bulunmaktadır.

Atatürk’ün Spor Alanında Yaptığı Çalışmalar

Atatürk’ün Spor Alanında Yaptığı Çalışmalar

Atatürk’ün spor alanında yaptığı çalışmalar, 1915 senesine kadar dayanır. Osmanlı Genç Cemiyetleri Başmüfettişliği vazifesini, köy gençlerinin spor yapabilmelerini temin için kullanmak ister. Ancak bun yaşama 1923 senesinde geçirebilir. Mustafa Kemal , çıkardığı köy kanunu ile sporun köylere kadar yayılması ve yapılmasını teşvik eder. 1920 senesinde, askeri özellikli bir spor kulübü olan Muhafız Gücünü destekler.

Amerikan Mandasına Karşı

Genç Erkekler Hristiyan Birliği adı ile 1921 tarihinde kurulan bir spor organizasyonu vardı. Amaçları, Amerikan mandasına ülkenin sokulmasıydı. Mustafa Kemal Atatürk, faaliyetlerini sürdürme gayretinde olan Türkiye İdman İttifakları Cemiyetine yönelik desteklerini, bu oluşumun amaçlarına karşı artırdı.

Mustafa Kemal, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde bir ilk olan Spor Kongresini gerçekleştirdi. Tarih yaprakları 1924 senesini gösteriyordu. Bir sene sonrasında da, Ankara Hipodromunu inşa ettirdi. At ve At Yarışı Islah Encümenliğini kurdu. O sene Altay kulübü ile İngiliz Donanmasının bir müsabakası yapılacaktı. Altay Kulübünü yaptığı ziyaret ile destekledi. Maçı Altay’ın bir sıfır kazanması ile de oldukça mutlu oldu.

ataturk spor calismalari
atatürk’ün spor alanında calışmaları

İlk Bayan Atletler

1926 senesinde, bayanların da atletizm yapmasını sağladı. 1928 senesinde, gençler liginin oluşmasını temin etti. 1930 senesine gelindiğinde, Türkiye Binicilik Federasyonu, Mustafa Kemal Atatürk tarafından kuruldu. Galatasaray lisesini gezdiği bir gün, öğrencilerin spor yapacakları, okulun bir bir spor salonunun olmadığını gördü. Büyük bir öfke ve kızgınlık gösterdi. Lise yakınında bir cami olmasını işaret ederek, okulda yapılmak üzere olan mescit inşaatını derhal durdurdu. Hemen oraya spor salonu yapılması talimatını verdi.

İlk Sponsor Atatürk

Türk tarihinin belki de ilk sponsoru Mustafa Kemal Atatürk oldu. New York şehrinden kalkıp İstanbul şehrine iniş yapan Amerikalı Havacıların tüm masraflarını karşıladı. 1035 senesinde de Türk Kuşu adlı kuruluşu oluşturdu. Beşiktaş Kulübü Başkanı Ahmet Fetgeri, 19 Mayıs tarihinde kutlanan Gençlik ve Spor Bayramının, her sene kutlanması önerisini kabul etti.

1938 senesinde düzenlenen Mussolini Kupasına Türk sporcular da katıldı. Ekip içerisinde bulunan dört sporcu, binicilik dalında bu kupayı kazandılar. Mustafa Kemal Atatürk’ün süvarileri namı ile tarihe geçmiş oldular. Atatürk’ün spora verdiği önem tartışılmaz.

Atatürk’ün Spora Verdiği Önem Nedir?

Atatürk’ün Spora Verdiği Önem Nedir?

Spor, insanı zinde tutan ve bedenin aktif kalmasını temin eden bir olaydır. Atatürk, çağın gerektirdiği ve bedenin en zinde haliyle yaşamını sürdürmesinin spor sayesinde olacağını biliyordu. Sağlam kafanın sağlam bir vücutta ikame olacağı hakikatinden hareketle, vücudun aktif olmasının, beyne sirayet edeceği bilinci ile yurttaşlarının sağlıkla kalmalarını istemiştir.

Ahlakın Yayılmasında Sporun Tesiri

Özellikle genç kuşakların, hem ruhen hem bedenen hem de fikren zinde kalmalarını sağlayan araç olarak sporu gösteren bir Atatürk vardır. Ahlakın toplumda yer bulması ve yayılmasının işareti olarak o, sporcunun ahlak temel tabanlı olanından hoşlandığının altını çizmişti. Toplumu ayakta tutan dinamik olan ahlakın önemini, altını kalınca çizerek vurgulamıştı.

İlim, bir milleti hem ayakta tutan hem de ilerlemesine ve güçlenmesine neden olan bir olgudur. Sporun ilme katkısına da değinen Atatürk, bedenin zinde olması hem beyni hem de zihni yapıyı geliştireceği için, sağlıklı düşünen insanların ilmi faaliyetlere olan katkısı da artacaktır.

ataturk ve spor
atatürk ve spor ilişkisi

Sporun Her Çeşidine Destek

Atatürk, sporun her türüne destek veren bir anlayışa sahipti. Spor ve sporcuya verdiği önem, veciz sözlerinden anlaşılmaktadır. En sevdiği sporlar arasında, ata sporu güreş, ilk sırada yer alırdı. Cumhurbaşkanlığı köşkünün bahçesinde zaman zaman güreş müsabakaları yaptırırdı. Herkesi yenen Çoban Mehmet lakaplı Türk yiğidine, güreş teklif eder. Aldığı cevapla da duygulanır. Zira bu ahlaklı sporcu, sizi bütün bir cihan devletleri yenemedi paşam, benim gibi biri mi yenecek şeklinde bir cevap vermişti.

Atatürk, sporu teşvik ettiği gibi kendisi de uygulamaları ile de göstermiş bir karakterdir. Her fırsatta ata binerek, doğada yürüyüşe çıkarak bunu gösterirdi. Özellikle Florya sahilinde, yüzerek de sporcu kimliğini konuştururdu. Bu sahilde zaman zaman da kürek çekerek, Türk insanının spor yapması gerekliliğini bizzat gösterirdi.

Gençlik Dernekleri ve Gençler

Atatürk, gelecek nesillerin genç kalabilmesi için gençlik dernekleri projesi vardı. Hem fikren hem de bedenen genç nesillerin, gençlik dernekleri ve izcilik faaliyetleri ile ele alınması taraftarıydı. Beden eğitiminin okullarda bir program dâhilinde uygulanmasını savunuyordu.

Spor kulüplerinin başkanlarının da kesinlikle iç siyasetten uzak kalmalarını istemişti. Spor yaparken de bilinçli yapılması ve spor fizyolojisinin ele alınması gerekliliğine değinmişti. Hem zihni hem vicdanı hem de fikri hür nesiller arzu ediyordu.

Kemalist Nedir?

Kemalist Nedir?

Kemalist kelimesini, Mustafa Kemal’in yolundan gidenler, ona tabi olanlar olarak tarif ederler. Kemalist kavramı, 1920 senesinde ortaya çıkan bir kavramdır. Bu kelimeyi, İngiliz Yüksek Komiseri De Robeck, hazırladığı bir raporunda kullanmıştır. Kurduğu cümlede, Fransızların Kemalistlere karşı niyetlerinin iyi olduğuna değiniliyor. Bundan ötürü bu kelime ilk kez İngilizler tarafından kullanılmıştır.

Batı Menşeli Kelimeler

Bir kelimenin sonunda yer alan “İZM” eki, o kelimenin batı menşeli olduğunun bir göstergesidir. Kemalist kelimesinin Kemalizm kelimesine evirilmesinin izahı da burada yatmaktadır. O dönemde, ilk kez, Türkiye içerisinde neler olup bittiğini idrak etmeye çalışan batılı yazarların kullandığı bir kelimedir.

O gün, Mustafa Kemal’in arkasından giderek kurtuluş mücadelesini veren insanlar için kullanılan Kemalist kelimesi, bu gün çok farklı bir noktadadır. Zira kurtuluş mücadelesi esnasında, İngilizlerin elinde esir düşen ve idam edilen bir Türk askerinin fotoğrafına; İzmit şehrinde, Kemalist bir Türk idam edilmiştir, ibaresi yer alıyordu.

Atatürkçülük mü Kemalizm mi?

Atatürkçülük ile Kemalizm arasında da farklar olduğu, otoriteler tarafından kabul edilen bir gerçektir. Kemalizm kelimesini, keskin ve kalpaklı olarak değerlendirilirken, Atatürkçü kelimesi, daha hoşgörülü ve kravatlı olarak tarif edildiği görülür.

Atatürkçülük kelimesini en çok savunanların başında, Şerif Mardin gelir. Ona göre, Osmanlı Türkiye’sinden bazı unsurların şekil değiştirmesi ile oluşan bir Türkiye Cumhuriyeti vardır. Yenidünyada yer almak ve batının uygarlığına erişmenin öncüsü de Mustafa Kemal Atatürk olduğundan dolayı, Mardin, bu kelimenin en doğrusu olduğu tezini savunur.

Kemalizm’e Evirilme

Kemalizm kelimesinde ısrar edenlerin iki temel sebebi vardır. Bu kelimenin artık uluslararası bir dil literatürüne çoktan girmiş olması, ilk sebepleri arasında bulunur. İkinci nedeni ise Atatürk kelimesinin özel bir yeri olduğu ve bu kelimenin kullanımının dondurulması gerektiğidir. Zira bu kesim, Mustafa Kemal Atatürk’ün sağlığında yapıp ettiklerinin birer bekçisi imiş gibi kendilerini görmektedirler.

Kemalist ideolojinin oluşmaya başlaması, 1930’lu senelere tekabül eder. Dünya üstünde kurulan tek partili sistemler, oldukça süratli yayılıyordu. Birçok Avrupa ülkesinde dahi başlamıştı. Kemalist ideolojinin oluşturulmasının altında yatan, bu rejimlere yönelmek ve bu rejimlerin bir uyarlamasını ülkede gerçekleştirmekti. Türkiye Cumhuriyeti de kendi ideolojisini oluşturmayı tercih etmiştir.

mustafa kemal
mustafa kemal atatürk

Mustafa Kemal Ne Düşünüyor

Mustafa Kemal Atatürk acaba bu konuda ne düşünüyordu? Bilinen tek gerçek, Mustafa Kemal Atatürk, kesinlikle ideolojilere karşıydı. Doktrin ve ideolojilere karşı bir tavrı vardı. Bunu en net şekilde anlatan da Yakup Kadri Karaosmanoğlu’dur.

Mustafa Kemal Atatürk, Cumhuriyet Halk Partisine ait ilkelere göz attığı bir sırada, Karaosmanoğlu bir söz söyler. Cumhuriyet Halk Partisinin bir inkılap partisi olduğunu söyler. Her inkılap partisinin de bir doktrini bir ideolojisi olmak zorundadır. İdeolojisi ya da doktrini olmadan partinin yürümeyeceğini anlatır. Mustafa Kemal Atatürk, tebessüm ile Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun yüzüne bakar. O vakit dona kalırız, ifadelerini kullanır.

Mustafa Kemal Atatürk Sonrası Kemalizm

Mustafa Kemal Atatürk, yaşamını yitirdikten sonra Kemalizm, Atatürk’ü merkeze alan bir anlayışa dönüştü. Dogmatik, hem dünyaya hem değişime hem de her türden gelişime kapalı bir ideoloji olarak anlaşılır ve anlatılır bir hale döndü. Özellikle 1946 senesi, demokrasi ile yüzleşme sonrasında artan bir vurgu halini alan bir kelime, Kemaliz olmuştur. Kemalizm’in hem katı bir ideoloji şeklinde kurgusu hem de siyasal kutuplaşmalar için araç olarak kullanılması, 1960 sonrası görülen bir olgudur.

FENERBAHÇE’NİN ŞAMPİYONLUK YOLCULUĞU

FENERBAHÇE’NİN ŞAMPİYONLUK YOLCULUĞU

Fenerbahçe’nin teknik direktörü Ersun Yanal diyor ki: “Adalet yoksa futbol da yok. Adalet varsa futbol da var.” Bu tür söylemlerle son zamanlarda spor dünyasında birçok kez karşılaşıyoruz. Şampiyonluk mücadelesinde onlarca takımla birlikte yürüyen Fenerbahçe son maçlarında yüzleri güldürmeyi sürdürüyor. Deplasmanda daha az başarı elde eden Fenerbahçe’de maç sonrası yorumlara bakacak olursak futbolcuların da ortak düşüncesi aynı. Takım hâlinde yenmenin keyifli olduğuna inanan futbolcular, kazanamadıkları maçlarda negatif etki oluştuğunu fakat sonrasında yine takım olarak daha da güçlenerek lige şampiyonluk uğruna daha fazla asılmaları gerektiğine inanıyorlar.

FENERBAHÇE'NİN ŞAMPİYONLUK YOLCULUĞU
FENERBAHÇE’NİN ŞAMPİYONLUK YOLCULUĞU

Atatürk sevdalısı Fenerbahçe, süper ligde mücadelesini sonuna kadar sürdürecek gibi gözüküyor. Şampiyonluk ihtimalini asla göz ardı etmeyen Fenerbahçe teknik direktörü ve futbolcuları, taraftarlarının yüzünü güldürmek için çalışıyor. Takım gerçekten taraftarların beklentilerini karşılıyor mu? Şu an için değil. Tabii ki mücadele ilk sıralarda yer almak. Ligde mücadele zorlu olduğundan diğer takımların başarısı, Fenerbahçe’yi zirveye taşımada zorluk çıkarıyor. Fenerbahçe’nin sonraki maçlarda artık puan kaybetmemesi gerekiyor.

Fenerbahçe’nin Şampiyonluk İddaa Oranı Belli Oldu!

Deplasman maçlarında Fenerbahçe bahis oynayanları üzüyor. Son maçlardaki istikrarsız maç sonuçları nedeniyle bahis oyuncuları biraz gergin.

Süper Lig’de uzun vadeli şampiyonluk bahislerinin bahis oranları açıklandı. En yüksek oranları veren bahis sitesi Mobilbahis, Fenerbahçe ve Galatasaray’ın bahis oranları aynı, 2,70 olarak açıkladı. Bu da demek oluyor ki futbol camiasında ezeli rakip iki takımın taraftarlarını keyiflendirecek mücadelesini ilgiyle izleyeceğiz.

Fenerbahçe’nin iddia oranının 2.70 olarak gösterilmesiyle özellikle Fenerbahçe taraftarlarının bu durumu ilgiyle karşıladığını söylemek mümkün. Şimdi zaman meşin yuvarlakla harikalar yaratma zamanı. Gerek taraftar gerek teknik direktör gerekse iddaa tahmincileri Fenerbahçe’den şampiyonluk bekliyor. Son zamanlarda Fenerbahçe adına çirkin karalama kampanyaları yapılsa da Fenerbahçe camiası zorunlu açıklama adı altında resmi internet sitesinden gerekli açıklamaları yapıyor. Sadece futbola, şampiyonluğa odaklanmak gerektiğini sık sık dile getiren Ersun Yenal, futbola sürülen lekeden oldukça rahatsız. Ama futbolcularına sürekli motivasyon sağlayan Ersun Yenal, bu davranışlarının meyvesini topluyor. Deniz Türüç yakında zamanda bir açıklama yapmış ve 4 maçı kazanırsak lideriz gibi hırslı bir cümle sarf etmiştir. Yeni transferler dahil takım ruhunun keyifle devam ettiğini izleyiciler olarak rahatlıkla görebiliyoruz.

Atatürk Olimpiyat Stadyumu Tarihi ve Detaylı Bilgileri

Atatürk Olimpiyat Stadyumu

Atatürk Olimpiyat Stadyumu, 1990 senesinde temelleri atılan, bir spor yapısıdır. İstanbul kentinde yer alır. İlk olimpiyat stadı olması hasebiyle, ülkenin ilk cumhurbaşkanının adının konulması, uygun görüldüğünden, Atatürk Olimpiyat Stadyumu denilmiştir. Ülke içerisindeki en kapasiteli stadyumdur. Dünyanın en değerli organizasyonlarından olan olimpiyatlara, ülke gençlerinin, en iyi şekilde hazırlanmaları için yapılan bir spor merkezidir.

İstanbul Başak Şehir İlçesi Sınırlarında

584 hektarlık bir alanda temelleri atılan bu yapı, İstanbul ilinin başak şehir ilçesi sınırlarında yer alır. İkitelli olarak adlandırılan bölgede, inşaatına 1999 senesinde başlanılan yapı, 2002 senesinde tamamlanabilmiştir. Özellikle ve öncelikle Türk atletizminin gelişmesi için düşünülen bu dev yapı, futbol için de kullanılmaktadır.

Bu stat, uluslararası futbol müsabakalarının oynanması için aranan birçok şartı taşımaktadır. İstenilen şartlardan hem IAAF, hem FIFA, hem de IOC şartlarının tüm özelliklerini barındıran bir yapıda inşa edilmiştir. Yapılan son düzenlemeler sonucunda, stat seyirci kapasitesi seksen bin beş yüz rakamından, yetmiş beş bir beş yüz rakamına düşürülmüştür. Doğal çim olan zemini ile birlikte toplam maliyeti, yüz otuz milyon Türk lirası olmuştur.

Sosyal ve Kültürel Etkinlikler

Atatürk Olimpiyat Stadyumu, her tür sosyal ve kültürel etkinliğin yanı sıra, sporcu ile hem çalıştırıcı hem de eğitimci yetiştirmek için de kullanılan bir mekândır. Bu tür yetiştiricilik için de gerekli olan alt yapısı bulunmaktadır. Atletizm pisti, dokuz ana şeritten oluşmaktadır. Bu pist haricinde iki adet te ışıklandırmalı çalışma sahası daha bulunmaktadır. Bu iki adet antrenman ve atletizm sahası, ışıklandırmalı olması hasebiyle, dünyanın sayılı stadyumları arasına girmektedir.

Dünya çapındaki organizasyonlara ev sahipliği yapan bir stattır. Boyutları, yüz beş metreye, yetmiş metre olarak belirlenen bu yapı, 2005 senesinde, Cribaudo Yayınevi tarafından dünyanın en iyi stadyumları arasında gösterilmiştir. İtalya menşeli bu yayın evi, Stadi Del Mondo adlı yayımladığı eserde, bu açıklamaları yapmıştır. Ayrıca Best10 bahis sitesi tarafından da Türk bahis severlerin oylarıyla Türkiye’nin en iyi stadyumu seçilmiştir. Best10 giriş güncel adresi için https://bahis.guncel10giris.com/best10/giris/guncel/ sitesini ziyaret edebilirsiniz.

Stadyumu Kullanan Takımlar

İOOHDK tarafından verilen kararla stadyum, 2003 2004 sezonunda Galatasaray spor kulübünün kullanımına verilmiştir. O sene gerçekleşen Fenerbahçe derbisi, seyirci rekoru kırmış ve halen daha bu rekor geçilememiştir. İstanbul Spor ile Başak Şehir kulüplerinin yanı sıra, Beşiktaş ve Ümraniye spor kulüpleri de Atatürk Olimpiyat Stadyumunu kiralayan ve kullananlar arasında yer alırlar.

Milan ile Liverpool takımları arasında, 2009 senesinde yapılan, Şampiyonlar ligi finali de bu stadyumda gerçekleştirilen organizasyonlardandır.